Read Rosshalde by Hermann Hesse Ralph Manheim Online

rosshalde

Rosshalde is the classic story of a man torn between obligations to his family and his longing for a spiritual fulfillment that can only be found outside the confines of conventional society.Johann Veraguth, a wealthy, successful artist, is estranged from his wife and stifled by the unhappy union. Veraguth’s love for his young son and his fear of drifting rootlessly keep hRosshalde is the classic story of a man torn between obligations to his family and his longing for a spiritual fulfillment that can only be found outside the confines of conventional society.Johann Veraguth, a wealthy, successful artist, is estranged from his wife and stifled by the unhappy union. Veraguth’s love for his young son and his fear of drifting rootlessly keep him bound within the walls of his opulent estate, Rosshalde. Yet, when he is shaken by an unexpected tragedy, Veraguth finally finds the courage to leave the desolate safety of Rosshalde and travels to India to discover himself anew....

Title : Rosshalde
Author :
Rating :
ISBN : 9780553115109
Format Type : Paperback
Number of Pages : 198 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Rosshalde Reviews

  • Lisa
    2019-04-30 12:51

    Family - greatest gift or curse?Creative life - long suffering or fulfillment?Raising the questions of humanity in the microcosm of a single family, Hesse creates a painful, yet beautiful picture of the balance between liberty and suffocation, between creativity and middle class life.Without taking sides with any of his main characters, he shows their incompatibility and their power to hurt each other for being different from each other and for not living up to each other's dreams. The plot is simple and straightforward. A famous artist, at the height of his creative power, lives as a recluse with his estranged wife in a beautiful country house, Rosshalde, and their sole connection is the youngest son, over whose love and affection they fight jealously. The destructive dynamics are chilling, and scarily realistic. A child, a token of love and affection, reduced to an instrument to exert power over another person. An unhealthy competition with a young and impressionable human heart as a prize. The reader realises early on that there can be no winners in such a contest. Are children loved for their own sake, or for being images or copies of their parents? Most people would happily say the first, while acting according to the second scenario. Hesse brilliantly outlines the difficulties of family patterns without sparing his main characters.Only when tragedy strikes they are able to break the spell of mutual pain, and move on to try to start a new life. The artist, being more focused on future projects than on past experience, feels relief, while his wife resigns herself to the bitterness of failed middle class aspirations - thus illustrating the confining role of a wife and mother in a traditional family set up. Her remaining son is the only consolation.Failure of middle class marriage, seen through the lens of the specific needs of an enthusiastic and egotistical artist, beautifully described in Hesse's dry and compassionate prose - a little gem!Highly recommended!

  • Ahmad Sharabiani
    2019-04-27 19:32

    746. Rosshalde, Herman HesseRosshalde is a short novel by the German author Hermann Hesse. Rosshalde deals with the failed marriage of the protagonist, painter Johann Veraguth and his wife Adele. The couple has two sons. The elder son moved away for college, and their younger son, Pierre, lives with them on their estate, Rosshalde. The couple, however, do not live together; Adele lives in the main house with Pierre, while Johann lives in a small house next to them. Pierre is the only thing which links Johann and Adele, and when he becomes very ill, the couple becomes somewhat closer.تاریخ نخستین خوانش: بیست و پنجم ماه دسامبر سال 2011 میلادیروزالده - هرمان هسه، با ترجمه محمد بقایی، و با عنوان «مسافر» با ترجمه قاسم کبیریاثر به جدایی «هسه» از همسر نخستش اشاره دارد. میاندیشید: هر روز که میگذرد ما را نسبت به آن چه دوست داریم، بیگانه تر میکند. «آدله» همسر «فراگوت» بی هیچ شادی، در انتظاری پوچ به سر میبَرَد، و فرزندش – که در عالم صفا و کودکی به بازی سرگرم است – تنهایی پدر و مادر را احساس میکند. «آدله» استعداد و هنر «فراگوت» را نادیده میگیرد و همین، بهانه ای محکم برای فاصله گرفتن، اندیشه آنها از یکدیگر و رابطه درک ناشدنی شان را رقم میزند. «فراگوت»، ملک «اسپرلوس» را رها میکند تا در هند به آرزوهای دست نیافته خویش برسد. اسپرلوس: واژه ای پارسایی و کهن به معنی کاخ و قصر است، در فرهنگ «جهانگیری» و «برهان قاطع» آمده: چه نقصان دیدی از کعبه، تو بی دین، که گردی گرد اسپرلوس شاهان؟ شعری از عسجدی، نقل معنی اسپرلوس از لغتنامه دهخدا؛ ا. شربیانی

  • Deniz Balcı
    2019-05-03 16:40

    Hermann Hesse, biyografi yazarlarının her daim ele almak isteyecekleri; hayatını dönemlere ayırıp her anını didik didik edip, eserlerinde bunun karşılıklarını aramaya can atacakları bir yazar. Manastırda başlayan din ile akıl arasında kaldığı, sürekli okuyup yalnızlaştığı çocukluğu; kitaplarla iç içe geçen ve ileride önemli isimler haline gelecek çaylaklarla kurduğu problemli arkadaşlıkların hüküm sürdüğü gençliği, sonrasındaki korkunç yalnızlığı; iki adet dünya savaşı, biten evliliği, Hindistan'a yaptığı mistik seyahati, Hitler'den kaçan isimlere karşı yardım ve kılavuzluğu, sansasyonel edebi çıkışları/makaleleri, İsviçre'deki münzevi hayatı, yaşamının sonuna doğru Amerika'da ortaya çıkan Hesse hayranlığı ve daha neler neler... Tüm bu tantana içinde 20.yy'ın başında ciddi bir başarı kazanan Hesse, kuramcılar ve eleştirmenler tarafından da popüler bir isim haline gelmiştir. Edebiyatını köhne bulup yeren de, ustalaşmış bir yetkinlikte bulduğunu söyleyip öven de çok olmuştur. Bu anlamda dönemin bir çok ikili edebiyat tartışmasında başrol oynamıştır. Ama o her şeye rağmen yazmaya devam etmiş, bir yandan da provokatif hamlelerle suyu bulandırmıştır. Ama benim naçizane görüşüm, henüz okuduğum bir elin sayısını geçmeyen kitabına bakarak, kesinlikle 'günümüzde' dikkate alınmaya değer bir yazar olduğu. Tüm bu eleştirmenlere neoromantizm eleştirisi noktasında katılıyorum. Yer yer kitaplarındaki anlatım fazla romantikleşip; gerçeklikten keskin bir şekilde ayrılıyor. Proustvari ruhsal tasvirlerin içinden zaman zaman çıkamıyor, olayları anlatırken melodramik öğeleri fazlasıyla pragmatik yerleştirip insanda ufak bezginlikler yaşatabiliyor. Köhne derken kast edilenlerin de bunlar olduğunu düşünüyorum. Bunlara katılmakla birlikte kötü bir edebiyatçı olduğunu düşünecek kadar acımasız olamıyorum. Günümüzden o senelere bakıldığında, dönemin Avrupası ve yaşanılan geçiş döneminde bu yetkinlikte eserler vermiş olmasını takdirlik dahi buluyorum.Rosshalde'ye gelecek olursam öncelikle kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısını okumamanızı tavsiye ederim. Ne yazık ki kitabın sonuyla birlikte, bütün akışı oraya yazmışlar. Yapı Kredi Yayınları'nın nasıl böyle bir hataya izin verebildiğini anlamış değilim. Bir aile trajedisi olarak ele alabileceğimiz Rosshalde, sanıldığının aksine ismini herhangi bir kadından almıyor. Rosshalde kitaptaki ailemizin yaşadığı, malikanelerinin içinde bulunduğu arazinin adı. Birbirinden kopmuş karı koca ve iki oğulları arasında geçen roman, sonrasında psikanalizle yakın bağ kuracak olan Hesse'nin, bunun sinyallerini verdiği bir romanda aynı zamanda.(Birçok romanında gözlenen bir durum bu ayrıca.) Karakterlerin birbirleri arasındaki ilişkilerde standart baba-oğul arasındaki kastrasyon sorunsalı açıkça izlenebiliyor. Hatta bu oldukça başarılı ele alınmış. İleride esasen Jung'un öğrencisi Lang olmakla birlikte, Jung'un kendisi ile de arkadaşlık kuran Hesse'nin bu anlamda ne denli düşünmüş ve dönemindeki gelişmeleri takip etmiş olduğunu anlayabiliyoruz. Bu açıdan çok beğendim.Spoiler içerirKabul edemediğim bir nokta oldu yalnız. Baba'nın ilişkisinde yaşadığı katharsisi çok iyi anlarken; bu özgürleşmeye son itki olan ve onu arındıran oğlunun ölümü fazla olumlu bir atmosfer içerisinde yazılmış gibi geldi. Yani hafiften zorlama buldum. Zaten melodramik bir darbe vurmuşken bunu olabildiğinde hafifletmek mi istedi emin değilim ancak beni çok fazla tatmin etmedi ya da rahatsız etti.Bunun dışında romanı okurken, neden bilmiyorum, Giorgio Bassani tadı aldım. Elbette romanın yazıldığı senelerde henüz Bassasi doğmamıştı bile, etkilenme ihtimalinde dahi Bassani'nin Hesse'den etkilenmesi gerekir ama Bassani kendi içinde inanılmaz özgün olduğundan sadece tesadüfi yakınlıklar gördüğümü söylemek istedim 'okuma zevki' açısından.Özellikle Albert ile babanın ilişkisinde ya da babanın anne ile girdiği güç savaşının aktarılmasında zaman zaman karakterlerin aklındakileri aktarırken Hesse, fazlasıyla Proust sindirdiğini göstermiş. Bu zaten çok normal bir şey. Ancak Kayıp Zamanın İzinde'yi okuyanlar için Hesse'nin ortaya koyduğu yetkinlik ister istemez zayıf kalacaktır, en azından bende öyle oldu. Ama bundan kendimi kurtarmaya çalıştım.Diğer yandan her şeyi bir kenara bırakırsak, Kamural Şipal çok yetkin bir çeviri yapmış. Türkçeye giydirmiş kitabı resmen. Sadece tek bir eleştirim olabilir bununla ilgili: Bazen, ancak Oğuz Atay kitaplarında karşılaştığımız, artık kulağımızdan silinmiş kelimelerden biri kullanıldığında, hafiften Hesse kadar Şipal tarafından da yazılmış bir kitap okuduğunu hissettim. Örnek verirken Oğuz Atay'ı özellikle seçtim. Eski Türkçe bir kelime değil kastettiğim, mesela 'Çokluk' kelimesi gibi. O kadar sık geçiyor ki çeviri bir metinde yabancılaştırıcı olabiliyor. Yoksa Oğuz Atay'ın 'Tutunamayanlar'ın da bütünden ayrılmaksızın fark edilmiyordu bile.Öte yandan kitabı okurken bunaldım da. Bunun sebebi de kitabın bende uyandırdıkları. Okurken bir kaç kez geçmişe dönüp, kendi aile ilişkilerime, şimdi anlamlandırabildiğim, zamanında yalnızca reddettiğim çatışmalara bakma, onları hatırlayıp tartma ihtiyacı hissettim. Bu beni yormadı desem yalan olur. Durup dururken hatıralarla eylenip kendime yoktan dert edindim:)Elbette, iyi bir yazarın elinden çıkmış iyi bir kitap olduğundan dolayı okumanızı tavsiye ediyorum!8/10

  • peiman-mir5 rezakhani
    2019-04-26 13:52

    ‎دوستانِ گرانقدر، این کتاب از 18 فصل تشکیل شده است که یکی از آثارِ به اصطلاح پر ذوق و مشهور «هرمان هسه» میباشد که در آن از کلمات و جملاتِ لطیف و تصویرسازی هایِ زیبا و رنگارنگ از طبیعت بهره برده است‎داستان در موردِ زندگیِ غمبارِ و اندوهگینِ نقاش و هنرمندی مشهور به نامِ «یوهان وراگوت» است که دو پسر به نامِ «آلبرت» و «پی یر» دارد که «آلبرت» را به مدرسهٔ شبانه روزی فرستاده و «پی یر» پسر بچهٔ کوچک و شیرین زبانیست که تمامِ عشقِ و امید به زندگیِ این نقاش است و میتوان گفت که نفسش به «پی یر» بسته است‎او با همسرش که پیانو مینوازد، شاد و خوشبخت نیستند و با آنکه در خانه ای بسیار زیبا و بزرگ به نامِ «روزالده» زندگی میکنند، ولی هرکدام جدا از یکدیگرند و زنش به افسردگی دچار شده و خودش مدام در حال خلق اثری هنری و نقاشی جدیدی است و از دارِ دنیا یک دوست بیشتر ندارد که او هم در آنجا زندگی نمیکند... درکل داستان رنگ و بوی شدیداً تنهایی و غم و افسردگی دارد‎پدر در وجودش فرزندانش را دوست دارد، ولی از آنجایی که گوشه گیر و کم حرف و البته جدی است، لذا پسرها فکر میکنند که پدر دوستشان ندارد و به خصوص «آلبرت» از او دوری میکند و پدرش را دوست ندارد..... اتفاقی ناگوار برایِ زندگیِ آنها رخ میدهد که بهتر است شما عزیزان خودتان داستان را بخوانید و از سرانجامِ آن آگاه شوید‎به نظرم با آنکه داستان تا میانه های کتاب، خسته کننده و یکنواخت بود، ولی در فصل های آخر جان گرفت... فکر میکنم پیامِ «هسه» این بود که: باید قدر تک تک لحظات زندگی را بدانیم، چراکه ممکن است بعدها اتفاقی پیش بیاید که حسرت آن لحظه ها را بخورید.. که صد البته پشیمانی دیگر سودی ندارد... افسوس و حسرت برایِ لحظه هایی که شاید ساده باشند، ولی ممکن است در آینده گنجی گرانبها به شمار آیند... پس عزیزانم و نورِ چشمانم، قدرِ زندگی و با هم بودن و سلامت خودتان و اطرافیانتان را بدانید ----------------------------------------------‎امیدوارم این ریویو در جهتِ شناختِ این کتاب، مفید بوده باشه‎«پیروز باشید و ایرانی»

  • Çağdaş T
    2019-05-09 18:02

    Arka kapağını kesinlikle okumayın, kitabın tamamını anlatıyor nasıl böyle bir düşüncesizlik yapılmış anlamış değilim, neyse ki ben okumamıştım. Kitap, Hesse'nin hayatından izler taşıyor. Ayrıca kapak resmini de beğenmiştim bu da Hesse'nin kendi çizimiymiş.(view spoiler)[Baba olduğum ve benzer kaygı & korkuları ( çocuklarımın başına kötü bir şey gelme ) taşıdığım için, Veraguth'la hemhal olabildim.Belki de kitabı bu yüzden çok beğendim. (hide spoiler)]

  • Neli Krasimirova
    2019-04-28 12:02

    Elimdeki bir 8.baskı kopyası ve arka kapak ilk paragrafı komple spoiler. YKY lütfen düzeltiniz!Bir ailenin bireylerinin aralarında geçenlere bu kadar yakından bakmaktan rahatsız oldum. Orada onları gözetliyormuşum gibiydi, bu süreçte dağınık hormonlarımın da etkisiyle küçük Pierre'in sıklıkla hissettiklerine çok üzüldüm, kendi çocukluğumun hayalkırıklıklarını hatırlayıp sonra kendime de üzüldüm ((:Her insan üreyebilir ama her insan ebeveyn olabilir mi? sorusuyla karşınızda duran, rahatsız edici bir kitap.

  • Sevgi K.
    2019-04-21 11:35

    ÖNEMLİ NOT: Kitabın arka kapağında 2 paragraf var ve ilk paragraf ciddi SPOILER* içeriyor. Arka sayfayı okuyup o sinirle kendinizi böyle güzel bir kitaptan mahrum etmeyin diye uyarımı yapayım. (kitabın Türkçe basım sayfasında bile vardı da ilk paragrafı sildim :/) Elden ele yayalım:PBuradan eserin çevirmeni Kâmuran Şipal'a da teşekkürler, harika bir çeviri. Bundan sonra önünden her geçtiğim konak bana Rosshalde'yi anımsatacak.

  • M. Özgür
    2019-05-17 17:53

    Mükemmel bir roman Hermann Hesse'nin Rosshalde'si. Yazarı ilk, Narziss ve Goldmund romanı ile tanımış ve adeta büyülenmiştim. Bu roman da aynı şekilde beni çok etkiledi. Cümleleri, satır araları, o kadar dolu, o kadar yoğun ki! Her cümlesi, aslında on sayfa değerinde olan bir roman. Yazar kitapta yazmamış, adeta yazmak istediği her şeyi tuvale aktarmış gibi. Anlattığı her şey, anında gözünüzün önüne geliyor. Önce zamanı durduruyor yazar, ve o enstantaneyi büyük bir zevkle ve keyifle anlatıyor! Mesela, buraya yazmadan geçemeyeceğim bir sahne; çevirinin 54. sayfasında (çeviri yapı kredi yayınlarından çıkmış), ünlü ressamın uzaklardan gelen çok yakın bir arkadaşı ile yaptığı konuşmanın ardından ortamın bir anlık sessizliğe gömüldüğü bir anda, "sanki konuşulacak her şey konuşulup bitmişti" diyor Hesse ve o an bulundukları atölyede gezinen bir pervanenin hareketlerini bir iki cümle ile tasvire başlıyor ki offfff! Sonra bir cümle söylüyor ressamın arkadaşı, akabinde tekrar bir sessizlik hakim oluyor ortama ve Hesse pervanenin hareketlerini tasvire geri dönüyor, ressamın o anda içinde bulunduğu ruhsal duruma da gönderme yaparak "uçmayı unutmuş gibiydi adeta" diyor. Çok etkileyiciydi gerçekten! Çevirisi de çok iyi sanırım! Başka bir yerinde, onu da buraya yazmadan geçemeyeğim :), küçük Pierre ve annesi konuşuyorlar; gördüğü çiçeklerin ismini soruyor annesine; annesi de "yabankaranfili" diyor. Küçük Pierre, "onu biliyorum, ama ben arılar ne diyor, onu öğrenmek istiyorum; arıların dilinde de bir isimleri olmalı, öyle değil mi?", diyor. Daha sonraki satırlarda, kendince yaptığı küçük bir deneyle, arıların bu çiçeğe ne isim koyduğunu öğreniyor :):). Müthiş!Kitapta, esas karakterlerin herbiri ayrı ayrı ve büyük ustalıkla resmedilmiş. Hesse, herbiri ile ayrı ayrı ilgilenmiş, iç dünyalarını, düşüncelerini, hissettiklerini çok gerçekçi bir şekilde aktarmış. Öte yandan bu roman, ünlü bir ressamın, karısı ve iki çocuğuyla paylaştığı bir kaç ayı anlatıyor ve maalesef büyük bir trajedi ile bitiyor.Kısaca, bence, üzerine sayfalar yazalabilecek resimler çizmiş Hermann Hesse kitapta!

  • Perihan
    2019-05-03 12:00

    Ah Rosshalde ah... Beni Hermann Hesse ile tanıştıran kitap. Belki de okuduktan sonra "en sevdiğim kitap".Ama öyle bir kitap, öyle bir hikaye ki , okuduktan sonra etkisinden kurtulmam imkansız artık demiştim. Yazarın kalemindeki o tasvir gücü ve anlattığı hikaye o kadar çok gerçekti ki acaba kendini mi anlattı bu hikayede demiştim. O tasvirlenen muhteşem bahçeye, Rosshalde adlı o evin içine girdim ben de okurken ... Usulca mesleğine deli gibi tutkun ressamın atölyesine gittim önce. Onu tuttum bir sarstım;" Hey kalk , bırak o fırçaları elinden be adam, bak dışarda biri küçük, iki çocuk senden ilgi bekliyor, şu bahçede seninle koşup oynamak istiyor! Sen hep diyorsun ya küçük çocuğuna; " Hadi gel, al fırçayı sen de resim yap benimle" ama bilmiyorsun ki o çocuk "senin işinden de , o boya kokan atölyenden de nefret ediyor aslında!Onun tek isteği, çocuk olmak, sadece çocuk... Kendinin de dediği gibi; " Bazen çocuklar hiç bir şey yapmadan, bir köşede öylece oturmak ya da oynamak ister." 'Bak sonra çok geç olacak her şey için dostum, kalk kendine gel... 'diye bağırdım ama duyuramadım.Kitap bitince de şöyle bir bakakaldım kitabın kapağındaki o eve , derin bir hüzünle...

  • selcuk
    2019-05-13 18:36

    Birbirlerini duymayan eşler; çocuklarını çok sevdiklerini düşünen ama onların isteklerinin zerre kadar farkında olmayan ebeveynler üzerine yazılmış bir kitap. Hermann Hesse ailenin mutsuzluğunu, iletişim eksikliğini, yalnızlığını muhtemelen kendi hayatından çokça şey katarak anlatmış. Yazarlığının yanında ressamlığını da çok iyi kullanmış. Beğeniyle okudum yine de iç dünyama olan etkisinin, Bozkırkurdu ve Siddhartha kitaplarının etkisinden biraz geride kaldığını hissettim. Kitabın arka kapağındaki ilk paragraf, kitabın tamamında olacakları anlatıyor. Üstelik onu da beceriksizce anlatıyor. Okuyacak arkadaşlar olan biteni öğrenmeden okumak istiyorlarsa, arka kapağa bakmasınlar.

  • Kay Wright
    2019-04-26 17:55

    I had never heard of this minor Hesse work but saw at at the library and was seduced by the author's reputation. His greater works have a philosophical base that is missing in Rosshalde. Although the main charater, a successful artist, does agonize over his spiritual health it is primarily a reaction to a very unhappy marriage and the sharing of a beloved son with his alienated wife. Apparently the book reflects Hesse's life and he may have written it to deal with his own frustrations. I'm glad he did. It's a short novel but gives an insider's view of the priviledged life of the early 1900s. There isn't a lot of story line,sickness, grief, the end of a marriage, but the day to day life, the role of a best friend, and even the descriptions of an artist's concentrated effort are wonderful. The translator did a wonderful job too but Hesse is a great writer no matter what the story.

  • Cem
    2019-04-26 13:39

    Yetişkin rolü yapan,ama aslında birer çocuk değil miyiz hepimiz!Beni en çok etkileyen bölümlerden biri,Pierre'in hastalığında gördüğü rüya oldu.Normalde kabus değildi belki ama,Pierre için kabusun da kabusuydu.Yavrularımıza dokunalım,dokunmakla kalmayıp onlarla mümkün olan her zaman sohbet edelim,ama içten,bir yaşıtımızla sohbet eder gibi,öyle yukarıdan,"hayaletimsi serinkanlılığımızla" değil,tepeden bakarak,"yanından geçip giderek" değil!!!Çocuklarımız bize seslerini duyurmaya çalışmak zorunda kalmasınlar,seslerini duymaya ve seslerindeki anlamı kavramaya özen gösterelim içtenlikle.Sadece vazife bilinciyle değil,içimizden gelerek bütünleşelim onlarla.Çok mu yoğunuz,çok mu acele ve önemli işlerimiz var?"Umutsuzluğa düşmüş bir kalbi sevince boğmak için ne kadar az şeyin yeteceğini" buluyoruz bu kitapta.Çok etkiledi beni bu kitap,yoksa yazmam böyle şeyler kolay kolay...

  • Elie Feng
    2019-05-03 12:35

    Can an artist be a good husband or father? Hermann Hesse's early work Rosshalde tackles the same question that Mann's early work Buddenbrooks does. I enjoy both work, and the two authors have a lot in common (besides fascination with homoeroticism). About Rosshalde, I especially like that Hesse realistically (more realistic than Anne Karenina in my opinion) portrays how a marriage is genuinely uncomfortable and a family profoundly unhappy. Highly relatable to those of us who highly value privacy, and thus find it uncomfortable to build or maintain intimacy.

  • Sinem A.
    2019-05-10 14:45

    Hesse'ye karşı tarafsız olmam çok zor. İlk gençlik yıllarında bana çok şey öğretmiştir çok şey hissettirmiştir. O yıllardan sonra ilk defa tekrar okudum özlemişim epeyce. Bir de fark ettim ki çevirmen Kamuran Şipal ismi Hesse siz Hesse de Şipalsiz olmaz gibi geliyor. Kitabın kapak resminin de yazarın kendisine ait olması ayrı bir güzellik.Oh çok iyi geldi bu :)

  • Tô
    2019-05-15 11:53

    Tôi từng không thích Hermann Hesse từ hồi đọc thử "Câu chuyện dòng sông" & vài chuyện ngắn khác, nhưng Đâu mái nhà xưa đã khiến tôi rung động mãnh liệt. Việc đọc tác phẩm này khi trầm cảm đã giúp tôi khám phá ra ông đã tài tình đến nhường nào trong việc định hình tâm trí & tâm trạng độc giả vào trong tác phẩm của mình. Cứ mỗi lần đọc Đâu mái nhà xưa, tôi lại quên mất mình đang ở đâu. Bình thản nhưng chăm chú, tôi dõi theo từng thành viên trong một gia đình nhỏ đang sống dưới một ngôi nhà lớn ở nông thôn. Điền trang xinh đẹp nhưng có phần rệu rã ấy là cái bình chứa sự chia rẽ giữa đôi vợ chồng khi tình yêu cùng lòng cảm thông đã nguội lạnh từ lâu, giữa hai thế hệ già trẻ khi mối bất hòa ngày một thêm sâu sắc. Chỉ có hai điều khuấy động được nỗi buồn nơi đây: vị khách xa đến chơi & bệnh tật. Có lẽ mọi gia đình đều từng có nguy cơ phải đối mặt với các bi kịch mang tính kinh điển kiểu này, đặc biệt là khi người chồng, người cha lại là một nghệ sĩ say mê công việc.Và giống như người cha không thể hồi sinh đứa con của mình khi trái tim nó đã ngưng đập từ lâu thì không một sự kiện nào xảy ra dưới mái nhà của Veraguth, dù là dữ dội đến đâu, lại có thể ngăn được sự tan tác đã được lên kế hoạch từ trước.Đâu mái nhà xưa để quay về khi mái nhà ấy đã không còn được sưởi ấm bởi tình cảm gia đình... Lời cuối: Bản dịch tiếng Việt của NXB VHSG đọc rất khiếp =.=

  • Blanca
    2019-05-02 19:52

    A pesar de que en general me pareciese un libro "normalito", Hermann Hesse me consigue sorprender siempre con la última página de sus historias. En este caso en concreto, la última frase hace que te plantees muchas cosas y preguntarte tú mismo, si tú también estás en ese punto. Da incluso algo de miedo.Impresionante es también la cantidad de temas que consigue tocar en unas pocas páginas...

  • Xuân Quỳnh
    2019-05-02 13:43

    Chưa từng nhà văn nào có những đoạn phân tích tâm lí nồng nhiệt và sâu sắc tựa như Herman Hesse. Những luồng độc thoại nội tâm, những đoạn tự suy, chất vấn trong tư tưởng của nhân vật họa sỹ Veraguth mở ra cho người đọc một thế giới ngầm đầy những bí mật và nỗi đau chứa chất trong tâm hồn mà tưởng như có lúc vượt sức chịu đựng của con người. Song điều kì diệu chính là bút pháp linh hoạt của nhà văn trên nền tự sự vừa có đan chiếu cái nhìn từ bên ngoài vừa lách được vào tận sâu bên trong cái nhìn cá nhân đã khiến cho những xung động trở nên bình lặng mà sâu xa. Ở nhân vật vừa có sự giằng xé quay quắt vừa có sự điềm tĩnh đón đợi mọi sự diễn ra, vừa có nỗi hận thù vừa có tình yêu nồng nàn với cuộc đời và gia đình thân yêu. Hơn nữa, bằng cảm quan của hội họa, nhà văn đã khắc tạo nên những giây phút cực kì ấn tượng vốn đang diễn ra trong suy nghĩ mà như chừng được hiện hữu dưới những màu sắc và khuôn hình rõ ràng: "Họa phẩm của ông đứng đó trong làn ánh sáng khuyếch tán tĩnh lặng của cái họa phòng cao ráo. Trên bề mặt xanh rờn có điểm một vài đóa hoa dại ở giữa ba dung mạo ấy: người đàn ông cúi xuống, mê mải trong nỗi ấp ủ vô vọng, người đàn bà chờ đợi trong sự cam chịu và tỉnh mộng buồn bã, đứa bé thì rực rỡ và trong trắng vô tội, đang mân mê bông hoa; và bên trên tất cả bọn họ là cái làn ánh sáng dữ dội, rung động đang chiếu tỏa một cách đắc thắng, hấp dẫn với cùng cái nồng nàn vô tư lự trong mỗi bông hoa cũng như ở trong mái tóc óng ánh của đứa bé và chiếc vòng vàng nhỏ trên cái cổ phiền muộn khôn tả của người đàn bà" (tr. 126)[Nostagia and Homesick]

  • Lauli
    2019-05-04 15:38

    This is one of my favourite novels I've read by Hesse, together with Steppenwolf. Its theme reminds me somewhat of some of Henry James's fiction: it deals with the plight of the artist who wants to pursue spiritual and artistic fulfillment, but who also wants to do his duty by his family. Veraguth is torn between these two loyalties, represented in the novel by his best friend, who encourages him to travel through Asia exploring the world and his art, and his son Pierre, on whom Veraguth dotes. The novel is extremely Romantic in its tone and theme, exploring a conflicted human soul and its connection to the environment, to his art and his famiy.

  • Shane
    2019-05-03 18:34

    The omniscient narrator (Hesse) in this short and lesser known novel takes a firm grasp of his characters, and his readers, and weaves an autobiographical tale of loss and redemption.Written at a time when Hesse was going through marital difficulties in Bern, this book tells the story of a prominent painter, Johann Veraguth, who is estranged from his wife and older son, yet continues to live in a studio on the family estate while he and his wife spar for the affections of their younger son. Veraguth is absorbed in his work and ignores his family, and is the cause of its dysfunction. The younger son, Pierre, is a symbol of the parents’ dying marriage; both mother and father are reluctant to let go of him into the other’s custody, yet they are unable to give him the love he needs. Veraguth is also seeking escape, and a journey to Asia beckons where he hopes to find new ideas for his work and put some distance between himself and his unhappy family. When he makes the decision to go, it sends the family into its death spiral.Hesse, who later experimented with painting himself, conjures the world of the consumate painter very well: the stifling smell of paint, the desire to portray the world in all its freshness and purity, the demand for others to be passionate and alive around him while being free to be absorbed and undisturbed in his work. Like the detail in a painting, the language is precise and detailed around place and action. Hesse pops in and out of his characters’ heads at will and covers a lot of ground in a few short paragraphs. And yet, the dying marriage and its symbol, young Pierre, are drawn out while each of the characters analyse the process of death and regeneration that they are heading towards. There is the air of the confessional, as if Hesse is using this book to analyse and atone for the errors and omissions on his part in his own failed first marriage.The grass is not necessarily greener on the other side, they say, although it’s taste may add to your bag of experiences. Hesse too took a journey to the east that led to books like Siddhartha and Journey to the East, but it was less than an ideal visit, for it is described that “the physical experience was to depress him....any spiritual or religious inspiration he was seeking was to elude him.” (Wikipedia) But we are spared Veraguth’s journey to Asia. We are left with him resolving to learn from the mistakes of his present life, making sure not to repeat them in the next one. And thereby, Hesse extracts hope from this sad period in his life.

  • Ana
    2019-05-05 12:54

    Hesse hirurski precizno dočarava atmosferu koja vlada u romanu i odnose između likova. Čitajuci sam doživela lepezu emocija, razumevala, branila i osuđivala njihove postupke, stavljala se u njihovu poziciju i zamišljala potpuno drugačiji kraj. Nakon čitanja ostaje snažan utisak i gorčina koja poput anestezije popušta i ustupa mestu nadi, poruka da mi držimo kormilo svog zivota, da ne bežimo, da se ne skrivamo i da nadjemo u sebi hrabrosti da raščistimo i negujemo zakomplikovane odnose sa najbližim ljudima. Ova knjiga je pokrenula u bujicu pitanja, trgla me, naterala me da zastanem, da se zamislim i preispitam se kao retko koja druga knjiga.

  • Ben
    2019-05-17 16:42

    And Jesus answered and said, Verily I say unto you, There is no man that hath left house, or brethren, or sisters, or father, or mother, or wife, or children, or lands, for my sake, and the gospels, but he shall receive an hundredfold now in this time, houses, and brethren, and sisters, and mothers, and children, and lands, with persecutions; and in the world to come eternal life. - Mark 10:29-30 (KJV)"If this tragedy should strike, I consider Herr Veraguth an egocentric murderer. If this horror results from the suffocating environment perpetrated by Veraguth and yet avoidable through his absence, I charge him as a man leeching joy from the innocent without consideration for the sorrow he creates, as well as experiences, with his presence. I wholeheartedly agree with his friend who tells him to leave, to free himself from his lonliness and depravity, this world he has chosen, victimizing his art as an anasthetic rather than a wondrous expression of life in all its various forms of fulfillment."Yet perhaps Hesse condemns his protagonist as well. Considering his reputation as a proponent of Eastern philosophy, perhaps Johann Veraguth, in choosing to remain with his family, counters the teachings to amputate worldy attachments from one's life not only for the sake of his spiritual freedom, but for the liberation of those worldly attachments as well. If the amputation only serves him, many can argue against it citing selfish motives which destroy the lives of others. Yet if the separation benefits both the man and the world, what argument can condemn such an action? Upon beginning Rosshalde, I envied Johann Veraguth, the world-famous painter who thrives without a day job and soars without the burden of upkeep for his estate, without economic cares or spacial confines for his practice. I even envied his family situation. What a glorious existence to live along the perimeter of one's family, to have sanctuary for all artistic endeavours and the freedom to saunter back and forth between worlds as one chooses. But can an artist experience true happiness having separated his art from his experience, his inspiration from life? Throughout the novel, Hesse interweaves the existences of Herr Veraguth and his youngest son, Pierre. He seats the man at one end of the fulcrum and the child at the other. The innocence flares and the corrupted flounders. Then the balance shifted. Pierre embodies the kind of incorruptible desires and thought patterns which Veraguth can only yearn for in his own nostalgic perspective. But what does he offer his son? What does he exemplify as a beacon for Pierre to journey toward? Veraguth loves Pierre for the light he sheds on Veraguth's lonely, isolated existence. And as Veraguth longs to live, it never occurs to him to do so by investing in the most important thing at his fingertips. He does not have to go anywhere.After finishing Rosshalde, Hesse leaves the reader exhausted - drained of all philosophical, moral or ethical entreaty and left only with spiritual ash mixed with the glowing embers of hope for a revival of soul and life. All questions prove irrelevant, all considerations meaningless, all hindsight painfully pointless. He can only do better this time. And not only for himself.

  • Corey
    2019-04-21 18:43

    I loved him when I was a young man and I have rekindled that love here in my last days.

  • Meltem SAGLAM
    2019-04-30 11:35

    İnsanın gerçek anlamda sahip olabileceği ve benzersiz mutluluk verebilecek tek birliktelik olarak aile, verilmiş bir hediye mi, yoksa, gerçekleşmeyen umutlar, iletişimsizlikler, yanlış anlaşılmalar, pişmanlıklar ve zorunluluklarla geçen karanlık ve yalnız yıllarla sonuçlanan bir lanet mi? Yazgının bize hazırladıklarını tevekkülle bekleyip yaşamalı mıyız, yoksa hakkımız olana ulaşmak, affetmek için çaba mı harcamalıyız? Yapabilir miyiz?

  • Peri Kitapları
    2019-05-10 15:50

    Hayatımda okuduğum en acı hikayesi olan bir kitap:( aynı zamanda muhteşem mekan ve doğa tasvirleri, muhteşem karakter ve ruh analizleri var! Mutlaka okunmalı!

  • Delfin
    2019-05-07 14:38

    Merhaba kitap arkadaşlarım,| İncelemem spoiler içerebilir belki de içermeye bilir.Bana kalırsa kitabın kapağında verilebilecek en büyük spoiler verilmiş,bunu da belirtmek isterim. Rosshalde, okumayı uzun zamandır istemiş olup nihayetinde büyük bir heyecanla okuduğum kitap oldu. Kitap konusu itibari ile ilgimi çekerken, yazarın daha önce “Siddhartha” kitabını okumuş sevmiş biri olarak yine hiç şaşırmadım. Şaşırdığım şey,diğer kitap arkadaşlarımla yaptığım muhabbete göre diğer eserlerine nazaran biraz farklı biraz da gölgede kalmış bir kitap olması. Yılın son kitabı,iyi ki seninle tanışmak istemişim. İçimde hüzünler biriktirdiğim unutamayacaklarımın olduğu yerde, artık senin de bir yerin var. || Rosshalde,sanatla yoğurulan,ağaçların tatlı uğultusunda yürüyüşler yapabilecek kadar uzun,misafir odalarına dahi kişisel kütüphane yapacak kadar büyük,aile üyelerinin birbirlerini görmek istemezse hiç çaba sarf etmeden bunu yerine getireceği kadar geniş bir malikanedir. Malikane her şeyiyle tam,kendisine hayran bırakacak kadar güzel olsa bile bir yuvanın olmazsa olmazı eksiktir:sevgi...Bay Veraguth,hayatını tam olarak ressamlığa adamış ünlü, evli ve iki çocuk babası olmakla birlikte;yalnızlığın ve çaresizliğin gölgesinde hayatını sürdürmeye çalışan bir adamdır. Kalbinde duygularını hapsettiği odanın kapısını açması ise dostunun ziyarete gelmesiyle başlayacaktır. Bu onun iyiliği,felaketi ya da kurtuluşu mu olacaktır? Zamanla birbirini anlamaktan,birbirlerinin varlığını hissetmekten ve birbirlerini koşulsuzca sevmekten vazgeçmiş aile üyeleriyle görkemli Rosshalde aslında küçücüktür. Onları bir arada tutan,onların hissettikleriyle bir arada olma nedenleri olan küçük çocukları yitip gittikten sonra aile ne olacaktır? ||| Hermann Hesse,karakterlerini her konuşturduğunda kitap boyunca hissettiğimiz resim sevgisini,yalnızlığı zihnimize kazıdığı gibi, siyah beyaz bir portrenin büründüğü sadeliğin görkemini ama bir o kadar da derinliğini kelimelerine yansıttığı betimlemeleriyle,renk renk boya çeşitliliği cümbüşünü andıran benzetmeleriyle kendini sevdiren bir yazar. Güzel geceler dilerim.

  • الهنوف فهد
    2019-04-24 11:43

    عزلة قاسية، متلبسه قناع الانشغال العام والانهماك في داخل العمل(وهنا شخصية الرواية رسام) يقضي جل وقته في الرسم .. يرسم وهو مهتم بالعمل الفني من حيث الشكل في حين من يستقبلها من المعجبين يشاهد المعاناة التي يغفل عنها الرسام حقيقةً..و إن كان قد قال هسه على لسان هذا الرسام أن هذه وسيلته بالتعبير كما لكل الكائنات الحية ذيول تعبر بها!في ظل هذه العزلة القاسية... تظهر الأنا الغائبة والمتقاطعة مع نحن الأسرة فيظهر ذلك البيت الأسري وقد ضمته برودة قارسةغياب الأبوين ووجود كل واحد منهما في عزلتهأثر ذلك على الطفلين لاسيما الأصغر منهم الجمود.. الحب .. السكينة.. الضياع.. كلها أمور كانت بين ثنايا هذه الروايةمن سلبيات العمل في رأيي التفاصيل التفاصيل .. مملة ومن الممكن الترجمة لها دور سدهارتا لا تزال الأفضل حتى الآن لهسه على هامش الرواية:الحياة لا بد و أن نمضيها شئنا أم أبينا ووحدنا من يضيف لحركاتنا فيها النور وهج الروح أن نبتسم عن قلب لا عن قسمات وجه فقط وأن نعبر بصدق ..إلى الحد الذي نكون فيه شفافيين جدا إذا اعتزلنا الحياة وإذا غبنا لا أحد يبالي طالما لم نبالي أولا الحياة جميلة وتستحق النفس أن تحياها كما تأمل الإخفاق لا يعني الموت ومجرد المضي لأجل مضي عقارب الساعة .. وانتظار اللحظة التي تعلن ساعة الموت ..هو موت في قبر الحياة!

  • Niloofar
    2019-04-20 17:59

    روزالده برنده جایزه نوبل ادبی 1946 است. شاید برای نثر یکدستی که دارد، شاید برای اینکه با خواندن کتابی با چنین توصیف های دقیق از طبیعت، صحنه ها، هیجان ها و افکار شخصیت های داستان، آدم فکر می کند که یک فیلم می بیند. کتاب داستان زن و شوهری است که در ملک بزرگی به نام روزالده زندگی می کنند و در طلاق عاطفی به سر می برند و فقط یک کودک، کودکی که هر دو آن ها عمر رفته و باقی مانده را در او جستجو می کنند، باعث شده است این ها به زندگی ملال آورشان ادامه دهند و همچنان همدیگر را با رها نکردن این زندگی آزار بدهند. کتاب داستان آدم هایی ست که نمی خواهند چیزی را رها کنند برای اینکه رها کردنش باعث می شود گذشته های دوست داشتنی شان با پرده ای از بیهودگی پوشیده شود و درست به همین دلیل حال و آینده را نیز قربانی می کنند.از نظر من این کتاب قدری برای نوبل ادبی داشتن کم است حداقل در مورد خود روایت و مفهوم داستان ولی در پایان کتاب این جمله را به زبان آوردم که "قشنگ بود". برای اینکه در یک درام چیزی متولد می شود یک زندگی جدید

  • Issa
    2019-05-02 15:57

    روسهالده هو اسم أطلق على العزبة أو البيت الذي يسكن فيه فيراغوث، الشخصية الرئيسة في القصة. وكان يسكن أول الأمر مع زوجته وولديه بيير وألبرت، والخادم روبرت. إلا أنه قرر الانفصال عنهم، والانعزال في مرسمه، بحكم أنه رسام. القصة تدور حول الصراع بين فيراغوث وزوجته بسبب رغبته في البقاء في مرسمه بعيداً عن الأضواء، نظراً لشهرته الواسعة، بالإضافة إلى رغبته بأخذ ولده الأثير بيير. والسبب الأخير هو ما جعله يحتمل هذه الحياة المريرة مع هذه الزوجة. أما علاقته بولده ألبرت فلم تكن على ما يرام. كان ألبرت يدرس في مكان بعيد ويعود إلى المنزل في أيام العطل، وكان يقرأ كثيراً ويعزف أيضاً. بعد مدة يزور فيراغورث أحد أصدقائه ، ثم يصاب بيير بمرض التهاب السحايا ويموت بعد ذلك. عندها يسافر فيرغوراث إلى الهند. في رأيي: هذه القصة ربما أسهل قصة قرأتها لهيرمان هسه، مقارنة بدميان وسدهارتا.

  • Zerenity
    2019-05-07 11:56

    It's not a long novel, not much happens and the characters are a family of four and some minor characters, yet, it's not a simple novel despite its structural simplicity.Hesse provides a great and honest insight into the human psyche, hardship, missed opportunities and deteriorated relationships. It's a novel about realisation and loss, a novel about lies we tell ourselves and illusions of happiness we create.It's pretty much a family study during their last summer of still being (or rather pretending to be) a family.

  • Ruveyde
    2019-04-21 14:35

    Resim sever misiniz? Sanatla ilgili misiniz? Cevabı evet olan herkes bu kitaba bayılacak. Çok etkilendim, ressamla birlikte bende sarsıldım sonunda. Çizdiği resimleri seyrettim, yaşadığı evde yanındaydım sanki. Kitap sizi içine alıyor ve çok etkiliyor. İşinde çok başarılı bir adam, ünlü bir ressam. Ailesinde, evinde ise bir o kadar başarısız bir eş ve baba. Aslında depresif bir kitap ama nedense çok sevdim.